PlayStation Plus, 180 TL yıllık ücretini hak ediyor mu?
Bu sorunun cevabını, neredeyse PlayStation 4 çıktığından beri PlayStation Plus abonesi olan birisi olarak veriyoruz.
Bildiğiniz üzere bugün
PlayStation Plus fiyatlarına zam geldi ve neredeyse
%25 gibi bir artış gördük. Mesela, 1 senelik üyelik fiyatı
150 TL’den 180 TL’ye çıktı. Aynı durum geçen sene de yaşanmıştı, ondan önce de. Yani,
PS Plus aboneleri olarak sürekli bir zam gördük. Peki, Sony bu zamların hakkını verebildi mi?
Ağustos 2017’den sonra PlayStation Plus, 180 TL yıllık ücretini hak edecek mi? Bu yazımızda, sizlere bu sorunun cevabını vermeye çalışacağım.
22 Mart 2014 tarihinden beri bir PlayStation Plus abonesi olarak hem de.
Öncelikle belirteyim,
PlayStation Plus oyunculara güzel avantajlar sunuyor. Mesela, eğer farklı farklı konsollarda oyun oynuyorsanız, 10 GB kadar bulut depolama alanı ciddi anlamda büyük bir özellik. Aynı şekilde, konsolunuz aniden bozulduğunda ve
HDD kısmını kurtaramadığınızda da yardımınıza bulut depolama alanı koşuyor. Aynı şekilde,
PS Plus olmadan çevrim içi birçok oyuna giremiyorsunuz, özel indirimlerden yararlanamıyorsunuz, birkaç önemli sistem özelliği kapalı oluyor ve en önemlisi de,
aylık ücretsiz oyunları alamıyorsunuz. Alsanız bile, üyeliğiniz bittikten sonra bu oyunlar, hesabınızdan gidiyor.
Öncelikle aylık oyunlardan bahsedelim.
PlayStation Plus sistemine abone olduğumdan beri, aylık oyunlar genelde beni mutsuz etti. Fakat mutlu ettiği anlar da vardı. Mesela;
Don’t Starve: Console Edition, Resogun, Dead Nation: Apocalypse Edition, Stick it to the Man, PixelJunk Shooter Ultimate, Oddworld: New ‘n’ Tasty, Never Alone, Race the Sun, Metal Gear Solid V: Ground Zeroes, Rocket League, Entwined, Limbo, Tropico 5, Paragon, Lords of the Fallen, Journey, Stories: The Path of Destinies, This War of Mine: The Little Ones, Killing Floor 2, Game of Thrones ve Tales from the Borderlands, başından kalkmadan oynadığım ücretsiz oyunlardı. Özellikle
Game of Thrones ve Tales from the Borderlands sayesinde,
Telltale Games oyunlarına karşı olan yargım kırıldı ve şu an tüm
Telltale Games oyunlarını yavaş yavaş bitirmeye çalışıyorum. Eğer
PlayStation Plus olmasaydı, ben o iki oyuna da asla para vermeyecek kafaya sahiptim. Yani, ücretsiz verilen oyunlar genelde beni mutsuz etmiş olsa da,
bu kadar senede, bu kadar oyunu severek oynadım.
Bu oyunlar bir yana,
Sony birkaç aydır kaliteli oyunlar da vermeye başladı. Mesela bu ay
Game of Thrones ve Until Dawn var. Önümüzdeki ay ise
Just Cause 3 ve Assassin’s Creed: Freedom Cry var. Bu iki oyunu da kesinlikle oynamak istiyorum. Özellikle de
Assassin’s Creed: Freedom Cry. Çünkü
Assassin’s Creed IV: Black Flag oynarken çok
Assassin’s Creed: Freedom Cry almak istemiştim ama o zamanlar gerek görmemiştim. Eğer Sony, oyun kalitesini yine bu şekilde biraz daha yukarıda tutmayı denerse,
PlayStation Plus, birçok oyuncunun tercihi olacaktır.
Tüm bu oyunlar haricinde, birçok çevrim içi oyun da oynadım. Mesela
Destiny ve Call of Duty: Black Ops III bunların en büyük örnekleri sanırım. Çünkü bu iki oyunu çevrim içi olarak deli gibi oynuyordum. Tabii şöyle bir durum var,
PlayStation 3 zamanında PS Plus gerekmiyordu çevrim içi oynayabilmek için fakat şimdi böyle bir zorunluluğun getirilmesi, çevrim içi oyunlarındaki topluluk kalitesini de bir tık yukarı çekti.
10 GB kadar olan depolama alanı da şu an benim oldukça işime yarıyor. Konsolun sistemini
dolu tutmayı sevmediğim için oynamadığım oyun kayıtlarını buluta depoluyorum ve bu sayede daha rahat bir sistemim oluyor.
Bu şekilde açıklayınca, her şey kusursuz görünüyor ama bu abonelik sisteminin
180 TL olacağınıhatırlatalım.
10 GB bulut depolama alanı mı? Bu hizmeti
Sony haricinde başka yerlerden de alabilirsiniz. İstediğiniz kayıt dosyalarını
USB ile alıp, PC üzerinde bir bulut sistemine atmak zor olmamalı. Tabii
Sony bu noktada çok pratik bir sisteme sahip. Kayıt dosyalarını otomatik yükleyip, dilediğiniz zaman rahatlıkla indirebiliyorsunuz ama
180 TL değerindeki bir hizmet olamaz bu. Özel
PlayStation Plus indirimleri mi? 20 TL indirim alabilmek için 180 TL mi ödeyeceğim? Hayır.
İşin geriye kalan kısmı ise can alıcı.
Oyunlar ve çevrim içi modlar. Eğer çevrim içi oyunlar oynamayı seviyorsanız,
PlayStation Plus almak zorundasınız.
Sony size seçim şansı sunmuyor.
PS Plus yoksa, çevrim içi oyun da yok. Peki,
180 TL ödeyip, oynayacağımız çevrim içi oyunun bağlantı kalitesi çok mu iyi oluyor? Sorunsuz mu oluyor? Hayır. Bu tamamen
Sony’nin elinde olan bir şey değil ki. Sony, oyuncu ile oyun arasına yoktan bir kapı koyuyor sadece. Bu noktadan sonra,
laf edemeyeceğim tek nokta, verilen oyunlar. Evet, genelde mutsuzdum bu oyunlardan.
3 ay kötü oyun veriliyorsa, 1 ay iyi oyun veriliyordu benim adıma. Fakat verilen o iyi oyun, kendisini aylarca oynatıyordu veya
başka oyunlara kapı açıyordu. Ben o oyunlar ile eğlenirken, 3 ay boyunca verilen kötü oyunları kafaya takamıyordum ki. Tabii bu oyun kısmı
oyuncudan oyuncuya değişebilecek bir şey. Herkes aynı oyunu sevmek zorunda değil.
Kısaca
PS Plus, 180 TL fiyat etiketini hak etmiyor. Ülkemizdeki PlayStation 4 oyunları
200 TL ile 400 TL arasında değişiyor. Özel sürüm oyunlar almak bu yüzden bir hayal oldu. Sony veya
PlayStation Türkiye, bu oyun fiyatlarına etkili bir şekilde müdahale etmiyor. Bir de üstüne neredeyse bir oyun fiyatı olan abonelik sistemi geliyor. Neden?
Çevrim içi oyun oynayabilmek için. PlayStation 3 zamanında böyle bir şey yoktu da, çevrim içi oyunlar berbat durumda mıydı? Hayır.
180 TL’lik bu kapı nereden çıktı şimdi?
PS Plus sistemine abone olmak, oyuncudan oyuncuya değişen bir şey. Eğer sıkça çevrim içi oyun oynamıyorsanız, sadece depolama alanı için ve 24 ücretsiz oyun için yıllık
180 TL biraz fazla olacaktır.Sonuçta 24 oyunun 24 tanesini de oynamayacaksınız. Fakat çevrim içi oyun oynuyorsanız,
PS Plus bunu hak etmiyor ama o 180 TL’yi vermeniz gerekecek efendim. Sizlerin de bu konu hakkındaki yorumlarını mutlaka bekliyor olacağız.
Görüşmek üzere!