Acı kayısı çekirdeğinin inanılmaz faydası

varyata

Administrator
Administrator
Acı kayısı çekirdeği ve amigdalinin kanserli hücreleri öldürdüğü, sağlıklı hücreleri ise yenilediği tespit edildi.

[img=600x336]http://icube.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2014/07/31/aci-kayisi-cekirdeginin-inanilmaz-faydasi-4624650.Jpeg[/img]

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut ve Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yunus Önal tarafından deney hayvanları üzerinde yapılan araştırmada, acı kayısı çekirdeği ve amigdalinin kanserli hücreleri öldürdüğü, sağlıklı hücreleri ise yenilediği belirlendi.

Prof. Dr. Karabulut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2 yıldır sürdürdükleri "Acı Kayısı Çekirdeğinin ve Amigdalinin (Vitamin B17) Kanserli Hücrelerdeki Etkisi" adlı çalışmanın tamamlandığını söyledi.

Deney hayvanları üzerinde yapılan araştırmanın İnönü Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri kapsamında desteklendiğini kaydeden Karabulut, deney hayvanlarını 7 gruba ayırdıklarını ifade ederek, "Her bir grubu kendi içerisinde kontrolleriyle kıyasladık. Deney hayvanlarına yüzde 5 ve yüzde 3 oranında acı kayısı çekirdeği verdik. Bu, günde 3 ya da en fazla 5 acı kayısı çekirdeğine tekabül edebilir. Acı kayısı çekirdeğinin içerisindeki zehirli maddeler nedeniyle dikkatli kullanılması gerektiği için oranı düşük tuttuk. Bir öldürücü doz var. Yapılan çalışmalar da gösteriyor ki bir kilograma yakın acı kayısı çekirdeği yediğiniz takdirde ancak o etkiyi gösterebilir, öldürücü doza gelebilir" diye konuştu.

Karabulut, deney hayvanlarında karaciğer kanseri oluşturduklarını belirterek, "Deney hayvanlarında acı kayısı çekirdeğini değişik oranlarda denedik. Bu değişik oranlardaki denememiz neticesinde acı kayısı çekirdeğinin özellikle kanser hücreleri üzerine olumlu etkileri olduğunu, kanser hücrelerini öldürdüğünü, diğer taraftan da sağlıklı hücrelerin yenilenmesini sağladığını gördük. Özellikle karaciğer enzimleri üzerine yüzde 5 oranında denediğimiz acı kayısı çekirdeğinin oldukça olumlu etkilerini izledik" dedi.

Kobayları, acı kayısı çekirdeğinde yüzde 6 oranında bulunan amigdalinle de beslediklerini dile getiren Karabulut, şunları kaydetti:

"Amigdalinin Ağrı kesici etkisi var. Diyabet hastalarında kullanıldığını biliyoruz. 'Bunu kanserde uygularsak nasıl etkisi olur' diye düşündük. Bu anlamda elde ettiğimiz amigdalini de yine bu kanser modelini oluşturduğumuz farelere yedirdiğimizde olumlu etkileri olduğunu gördük. Hem acı kayısı çekirdeğinin hem de amigdalinin çok ciddi olumlu etkileri olduğunu, kanseri artıran enzimlerin azaldığını fakat kanseri baskılamaya çalışan vücudumuzun otokontrol mekanizmasının andioksidanlarını arttırdığını gördük."

Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, araştırmada kullandıkları amigdalinin İnönü Üniversitesi'nde laboratuvarda elde edildiğini söyledi.



- Araştırma, Dünya Laboratuvar Kongresi'nde ilgi çekti

Araştırmanın, Uluslararası Klinik Kimya ve Tıbbi Laboratuvarlar Federasyonu adına Türk Biyokimya Derneği'nce geçen ay İstanbul'da düzenlenen Dünya Laboratuvar Kongresi'nde büyük ilgi çektiğini belirten Karabulut, "Özellikle sadece acı kayısı çekirdeği değil, aynı zamanda bunun içerisindeki amigdalin elde edilerek kanser üzerine etkisi araştırıldığı için çok daha dikkat çekti. Bu çalışma, dünya literatüründe daha önce hiç yapılmamış. Özellikle acı kayısı çekirdeği olması dikkat çekiyor çünkü içerisinde zehirli madde var ancak ağrı kesici özelliği de bulunuyor. Bunun, kanserin ağrılarının dindirilmesi ve kanserin oluşturduğu hasarların giderilmesinde etkili olduğunu ilk defa bu çalışmayla göstermiş olduk" diye konuştu.



- "Kilogramı 1 milyon dolara ulaşan bir malzeme"

Yrd. Doç. Dr. Yunus Önal da amigdalinin dünyada 2 bin farklı bitkide bulunduğunu belirterek, "Acı kayısı çekirdeğinde yüzde 6, bademde yüzde 2 oranında amigdalin var. Onun dışında darıda var. Acı kayısı çekirdeğinde yüzde 6 oranında olunca 'biz bunu ekonomiye nasıl kazandırabiliriz' diye düşündük. Bunun üzerine çalıştık. Bu acı kayısı çekirdeğinden elde ettiğimiz amigdalin de bu çalışmanın temelini teşkil ediyor" ifadesini kullandı.

Amigdalinin acı kayısı çekirdeğinden elde edilmesi sırasında saflığının kontrol edilmesi gerektiğini dile getiren Önal, "Bu ürettiğimizin saflığı yüzde 99,9. Yüksek saflıkta" dedi.

Önal, şunları söyledi:

"Bu çalışmayla amacımız, Malatyamız ve ülkemiz için önemli olan acı kayısı çekirdeğindeki amigdalini izole edip, hem acı kayısı çekirdeğinin kendisini hem de bundan izole ettiğimiz amigdalini endüstriyel bir ürün olarak kanser araştırmalarında nasıl kullanabiliriz, bunu görmekti. Gerek acı kayısı çekirdeği kullanıldığında gerekse de amigdalin kullanıldığında kanserli hücreler üzerinde olumlu etkisi olduğu ispatlanmış oldu. Acı kayısı çekirdeğini herkese gönderemezsiniz ama bundan izole ettiğiniz amigdalini birer 100 miligramlık, 200 miligramlık tabletlere dönüştürüp dünyada herkese pazarlayabilir, herkesin kullanımına sunabilirsiniz."

Çin'in amigdalini tamamen acı kayısı çekirdeğinden, ABD ve Meksika'nın ise acı bademden üretmesine karşılık bu maddenin Türkiye'de üretilmediğini kaydeden Önal, "Perakendede kilogramı 1 milyon dolara ulaşan bir malzeme. Amacımız, bu tür ilaç ve gıda endüstrisinde kullanılacak bitki özlerinin ekonomik ölçüde üretimini sağlayıp endüstrinin hizmetine sunmak" diye konuştu.

Önal, İtalya ve Fransa'ya acı kayısı çekirdeği ihraç eden Türkiye'de amigdalinin de üretilmesi gerektiğini söyledi.
 
Kayısı Çekirdeği Zehirli midir? Yenilebilir mi?

Kayısı çekirdeğinde, çok yararlı bazı maddeler dışında zehirli bir madde olan siyanür de bulunur. Bu madde badem ve şeftali çekirdeklerinde de bulunur. Ancak kayısı çekirdeğindeki miktar badem çekirdeğindekinden daha fazladır. Aşırı, abartılmış miktarlarda badem yenilmesi de zararlıdır. Ama kayısı çekirdeği söz konusu olunca miktar daha da azalmaktadır. Bademe göre daha az kayısı çekirdeği insan için zararlı, hatta öldürücü dozda siyanür alınmasına neden olabilir. Özellikle çocuklar için tehlike daha ciddidir ve bazı öğretim üyelerinin verdikleri miktarlara göre bu dört-beş adet kayısı çekirdeği sınırına kadar inebilmektedir. Yani çocuk için beş adet kayısı çekirdeğinin yenilmesi bile zarar görmesi için yeterli olabilir.
  Bu nedenle en iyisi çocukların kayısı çekirdeği yememeleridir.
  Erişkinler de sınırlı miktarlarda tüketebilirler ancak. Tüketilebilecek günlük miktar konusunda sıklıkla günlük yedi adet rakamı telaffuz edilmektedir. Ancak bu konuda şahsen derli toplu bir araştırmayla karşılaşmadığımı ifade etmek isterim.
  Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özkan Ünal Yasir Caniş, Van’da dört yaşındaki bir çocukta tespit ettikleri beyin hasarını taze kayısı çekirdeğinin barındırdığı yüksek doz siyanüre bağlamıştı.(1) Siyanür kandaki hemoglobinin etkilediği kısmının görevini yapmasını engeller ve dokularda oksijensizliğe neden olarak zehirlenmeye neden olur.  Maalesef yaygın bir şekilde içilen sigara dumanında da siyanür bulunmaktadır.
  Kayısı çekirdeği ticari tanıtımında olumlu özellikler yanında bu zehirleyici özelliğe dikkati çekilmemektedir. (2) Satıcı şirketin sayfasından olduğu gibi aktarılan bu yazıda kayısı çekirdeğinde siyanür bulunduğu hususu gözden kaçırılmaktadır. Bu hususun piyasaya sunulan kayısı çekirdeği paketlerinde de yer alması gerekmektedir. Sigarayı “Kanser yapar, öldürür!” uyarısına rağmen fosur fosur tüketen insanlar neden kayısı çekirdeğinde siyanür var diye yararlarını bir kenara bıraksınlar? Kayısı çekirdeğinin “kanseri engeller”, “içinde yüksek oranda b17 vitamini var” gibi sloganlarla tanıtılması, bu zehirleyici özellikten haberi olmayan kişileri “Ne kadar çok tüketirsem, o kadar kendimi kansere ve diğer bazı hastalıklara karşı güvenceye almış olurum” düşüncesine itebilir. Kimbilir belki de her gün ülkemizde çok sayıda insan bolca yediği kayısı çekirdeklerinden zehirlenmekte, olayı ayakta atlatmaktadır.
  Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Avni Kaya ve ark. kayısı çekirdeğinin siyanür içeriğinin 0,122-4,09 mg/g arasında değişmekte olduğunu bildirmekteler. Aynı araştırmacılar konuya ilişkin yaptıkları bilimsel inceleme yazısında bu ortalamanın 2,92 mg/g olduğunu ve ağızdan alımda insanlar için siyanürün ortalama öldürücü dozu 1,52 mg/kg olduğunu bildirmekteler.
  Ticari kaygılarla kayısı çekirdeğinde  0,122-4,09 mg/g arasında değişik oranlarda bulunan siyanürü yok saymakta ve bileşim verilirken de yuvarlak ifadeler kullanılmaktadır. Bu çok tehlikeli bir tutum olup gelecekteki önlenebilir zehirlenmelerin habercisidir.
  Diğer yandan kayısı çekirdeği B17 Vitamini bakımından zengindir. Uzmanlar günde yedi civarında kayısı çekirdeği yenilebileceğini belirtiyorlar. İyisi mi siz, erişkinseniz kayısı çekirdeği yiyin! Ama hem her zaman yemeyin, yediğiniz zamanlar da ise 5-7 taneyi geçmeyin!


Çocuklar ise daha büyük risk altında olduklarından onlara yedirmeyin! Hatta çocuklar için zehirli olduğunu söylemenizde bile sakınca olmadığı kanısındayım.

Dr. Numan Potamyalı, 22 Temmuz 2012
 
Geri
Üst Alt